
Küskün bakışlar salıyorum maveraya
İçimde bir yerler eziliyor
Uzaklardan gurbet türküleriokşuyor saçlarımı
Avuçlarımda eylül den kalma intiharlarım
Savruk sözleri besledim bunca zaman
Değişmedi kelimelerim
Uçup gitmedim yanlarından
Bu tuhaf hikaye nereden düştü dilime?
Nasıl bölündüm?
Sus/ma siy/ahım…
gecenin soğuğunu ört üstüme
Gayrı sen/deyim
Ninniler fısılda zamanda kaybolmuş benliğime
Kandır beni,hazırım en büyük yalana.
Hazırım inanmaya
Rüzgarın sesi ol bana
Sakladığın tüm iştiyakınla sar beni
. Umutlarımı canımdan çekilen pişmanlıklarımla süsle
koy sandığıma
Susturdum bütün cümlelerimi
Daha kaç ceset gerek içimdeki seni doyurmaya
Daha kaç hançer saplanmalı yaralı,yorgun bağrıma?
Gözlerimi sende kapadım
Karanlık vatanım
Uyku kirpiklerimde titrerken,yüreğime ha düştü ha düşecek isyan
Söyle nar-ı siy/ahım
. Gitmelerim yetecek mi bu şehre?
Dilime çalınan giyotinler akıtacak mı kanımı?
Ah pür melalim!
Bir bilsen geceler boyu yakarışlarımı.
Adın hecelendi sensizlikte
g/izledim seni can meclisimde
ne de güzelsin siy/ahım
ah/de güzel
Berceste

0 Comments:
Post a Comment