
Gün ışığı hareket eden otobüsün camından ara ara çarpıyor yüzüme. Ağaçların evlerin arasından haylaz; bir çocuk edasıyla selamlıyor daha uykudan uyanamamış gözlerimi. Kimi zaman utanarak,yasaklıyor kendini göstermeyi. Kimi zaman dayanabileceğimden fazla zorluyor fecrimi. O inat ediyor,ben direniyorum bakmakta. Sonunda güçsüz kalıyor,karanlığı ağırlıyorum en sevimsiz halimle. Misafirperver olduğum söylenemez. Bana gelen her şey yitip gidiyor. Tükeniyor özenle biriktirdiğim koleksiyonlarım. Artık artmasını umut edeceğim yenilgileri koyuyorum önüme. Eskisi kadar alışmadım sürura. Aleme gelişimin toyluğunu yaşmaktayım. Uykumun mahmurluğundayım. Tecrübe edemedim henüz yaşamayı. Nedir,bilemedim. Hala sorular sormaktayım evrene cevabını alamayacağımı bildiğim halde. Hala anlamış değilim insanlığımı.
Yolunu çizememiş,sahte bir yolcuyum. Kaşlarımı çatıp da baktığımda gayesiz planlarıma,çözümsüz sorular bulmaktayım. Onlar da,ben de yorgunuz nefes almaktan. Hayıfım bir Yunus olamamak. Bir de aşkla yanamadım. Kavrulmadım kırılgan canımın tiz sesiyle. Hamdım. Piştim sandım. Yanamadım. Kül olamadım bu yalancı evrene. Her şey karıştı bu birliktelikte.
Ahir o ki;bulmadan kaybettiğim,işte o ben,tekrar vuracağım kendimi yollara. Fayda vermeyecek düşüncelerim aklımda ve yüreğimde fazla yer edinmektan başka. Durduramayacağım dünyanın dönmesini. Donduramayacağım zamanı. Dolaşamayacağım insaların arasında,bakamayacağım yüzlerine utanmadan. Rüzgarın sesini duyamayacağım bu gürültüde. Denize bakamayacağım renginin koca bir yalan olduğunu bilerek. Çaresiz yine yaşamayı seçeceğim. Anda olduğu gibi...
BERCESTE;

0 Comments:
Post a Comment